ARKADAŞLARIMA SİZ DE KATILIN

15 Ocak 2013 Salı

14 Ocak 2013 Pazartesi

YANIKLARDA YUMURTA AKI....




Hiçbir zaman bunu kullanmak gerekmeyeceği düşünülür, ama gerektiğinde...
Yumurta akı kullanılarak yanıklar basit ve etkin biçimde tedavi edilebilir.
Bu yöntem itfaiyecilerin eğitimi sırasında ders olarak verilmiştir
Bir yanık meydana geldiğinde, kapsadığı alan ne olursa olsun ilk yardım, etkilenen alanı sıcaklık azalıncaya ve deri tabakalarını yakmayı bırakıncaya kadar soğuk suyun altına tutmak ve sonrasında bu bölgeye yumurta akı uygulamaktan oluşmaktadır.
Bir kimsenin elinin büyük bir kısmı kaynar su ile yandığında, duyduğu büyük acıya rağmen elini soğuk su musluğunun altına tutmuş ve sonrasında 2 yumurta kırmış, aklarını ayırmış ve çırpmış ve elini içine daldırmıştır.
Eli o denli yanmış durumdadır ki yumurta akı uygulanır uygulanmaz derisi kurumuş ve yumurta akı bir film tabakası oluşturmuştur.
Daha sonra bu kişi yumurta akının doğal bir kollajen (bir tür albüminoid) olduğunu öğrenmiş ve en az bir saat boyunca eline tabaka üzerine tabaka gelecek şekilde yumurta akı uygulamıştır. Öğleden sonra hiçbir acı duymaz olmuştur. Ertesi sabah yanık bölgesinde nerdeyse belirsiz bir kırmızımsı leke kalmıştır. Elinde sürekli ve feci görünüşlü bir yara izi kalacağını düşünürken 10 gün sonra geride hiçbir yanık izi kalmamış ve hatta deri eski normal rengine yeniden kavuşmuştur!

13 Ocak 2013 Pazar

KALP KRİZİ VE FELÇ DE FAYDASI OLABİLECEK BİLGİLER

KALP KRİZİ VE FELÇDE FAYDASI OLABİLECEK BİLGİLER
 

Bir Çinli Profesörden.

Bunu yapmak için evinizde bir şırınga veya iğne bulundurun... Bu çok şaşırtıcı ve bir kalp krizinden kurtarmanın alışılmamış, bilinmeyen bir yoludur. Sonuna kadar okuyun, bir gün birisine faydası olabilir.

İnanılmaz.

Lütfen bu bilgiyi elinizin altında bulundurun. Mükemmel ipuçları.

Bunu okumak için bir dakikanızı ayırın.

Hiç belli olmaz. Birisinin yaşaması size bağlı olabilir.

Babam felçliydi ve daha sonra kalp krizi sonucu öldü. Keşke bu ilk yardımı önce biliyor olsaydım.

Kalp krizi başlayınca, beyindeki kılcal damarlar patlamaya başlar. (Irene Liu)

Kalp krizi başladığında, sakin olun.

Hasta nerede olursa olsun, onu hareket ettirmeyin. Çünkü eğer hareket ettirilirse, kılcal damarlar patlayacaktır.

Hastayı, düşmesini engellemek için oturur konuma getirin ve ardından kan akıtmaya başlayabilirsiniz.

Eğer evinizde bir şırınga varsa, bu en iyisidir.

Aksi takdirde, bir dikiş iğnesi ya da düz bir iğne de olabilir.

1. Enjektör / iğneyi sterilize etmek için ateşe tutun ve daha sonra 10 parmağının da ucuna iğne batırın.

2. Hiçbir özel akupunktur noktası söz konusu değildir. Sadece tırnaktan yaklaşık bir mm kadar derine iğne batırın.

3. Kan çıkana kadar iğne batırın.

4. Kan damlamazsa, parmaklarınız ile sıkın.

5. Tüm 10 parmak da kanayınca, birkaç dakika bekleyin, sonra hastanın bilinci yerine gelecektir.

6. Eğer hastanın ağzı çarpılmışsa, kulakları kızarana kadar sıkın.

7. Sonra her bir kulak memesinden ikişer damla kan gelene kadar her kulak memesine iki kez iğne batırın.

Birkaç dakika sonra hastanın bilincinin yerine gelmesi gerekir.

Hasta herhangi bir anormal belirti olmaksızın normal haline dönünceye kadar bekleyin ve ardından hastaneye götürün.

Eğer hasta bunlar yapılmadan aceleyle bir ambulansa koyulup hastaneye götürülürse, sarsıntılı yolculuk beynindeki bütün kılcal damarların patlamasına neden olacaktır.

Eğer hayatı kurtulur ve zar zor yürümeyi becerebilirse, bu atalarının kerametindendir.

'Ben hayat kurtarmak için kan akıtmayı, bir geleneksel Çin doktordan öğrendim, Ha Bu Ting, Sun Juke'ta yaşıyor.

Ayrıca, bununla ilgili bir deneyimim de oldu. Bu nedenle, bu yöntemin % 100 etkili olduğunu söyleyebilirim.

1979 yılında, Tai Chung'daki Fung GAAP Kolejinde ders veriyordum.

Bir öğleden sonra, bir sınıfta ders anlatırken bir öğretmen benim sınıfıma koşarak geldi ve nefes nefese dedi ki,

'Bayan Liu, çabuk gelin, bizim yönetici kalp krizi geçiriyor!' Hemen 3. kata gittim.

Yöneticimiz Bay Chen Fu Tien'i gördüğümde rengi gitmiş, konuşması peltek, ağzı çarpılmıştı ve bir kalp krizinin tüm belirtileri mevcuttu.

Hemen Bay Chen'in 10 parmağının uçlarına batırmak için, bir uygulama öğrencisinin okulun dışındaki eczaneye şırınga almaya gitmesini istedim.

10 parmağı da kanamaya başlayınca (her bir parmaktan bir bezelye büyüklüğünde kan damlıyordu), birkaç dakika sonra, Bay Chen'in yüzüne renk geldi ve gözleri anlamlı bakmaya başladı.

Ama ağzı hala çarpıktı. Bu yüzden kulaklarını kan ile doldurmak için sıktım.

Kulakları kızarınca,

Sağ kulak memesine iki damla kan akması için iki kez iğne batırdım.

Her bir kulak memesinden ikişer damla kan gelince, bir mucize oldu.

3-5 dakika içinde ağzının şekli normale döndü ve konuşması netleşti.

Onu bir süre dinlendirdik ve sıcak bir fincan çay verdik, sonra onu merdivenlerden aşağı inmesine yardımcı olup Wei Wah Hastanesine götürdük. Bir gece dinlendi ve ertesi gün ders vermek için okula dönmek üzere taburcu edildi. Her şey normale döndü.

Sonrasında hiçbir hastalık etkisi kalmamıştı.

Öte yandan, normal bir kalp krizi hastası genellikle hastane yolunda beyindeki kılcal damarlarda onarılamaz patlamalar yaşıyor.

Sonuç olarak, bu hastalar hiçbir zaman iyileşmiyor.' (Irene Liu)

Kalp krizi ikinci ölüm nedenidir.

Şanslı olanlar hayatta kalır ama ömür boyu felç kalabilir.

Bu bir insanın hayatında olabilecek çok korkunç bir şeydir.

Eğer hepimiz bu kan akıtma yöntemini hatırlarsak ve hayat kurtarma işlemlerini kısa süre içinde başlatırsak, hasta canlanacak ve % 100 normale dönecektir.
alıntı.

MÜMKÜNSE OKUDUKTAN SONRA BİR BAŞKASINA YÖNLENDİRİN lütfen. BELKİ KALP KRİZİ GEÇİREN BİRİSİNİN HAYATINI KURTARMAYA YARDIMCI OLUR

11 Ocak 2013 Cuma

Neyzen Tevfik'den..





Neyzen Tevfik  ne güzel demiş...


Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer.
İçsen de tükenir içmesen de.
Bu yüzden hayattan tat almaya bak.
Çünkü yaşasan da bitecek yaşamasan da...

10 Ocak 2013 Perşembe

Dar ayakkabılar için çareler..



Beğenerek,deneyerek aldığımız daha sonra ayağımıza dar gelen,vuran  ayakkabınız mutlaka olmuştur.Böyle durumlarda hemen ayakkabınızı gözden çıkarır mısınız?Aşağıdaki yöntemleri bir okuyun belki yararı olur.



Malzemeler:

Saç kurutma makinası

Kalın bir çorap

Ayağınızı sıkan ayakkabı

Yapılışı:

Polar/ havludan yapılmış kalın çorapları ve ayağınızı sıkan ayakkabıyı giyin. Saç kurutma makinasını 30 cm uzaktan ayaklarınıza tutun ve 1-2 dakika bekletin.

Çorapları çıkarıp ayağınızı sıkan ayakkabıyı deneyin. Eğer hala sıkmaya devam ediyorsa aynı işlemi tekrar yapın


2-Diğer bir yöntem  limon kolonyasını   ayakkabının içine bol bol sürüp elinizle ovalayıp içine
ıslak bez sıkıştırıp akşamdan sabaha kadar kalınca ayakkabı genişliyormuş.

3-Ayakkabınızın içine buzdolabı poşetine doldurduğunuz suyu koyun,
buzluğa atın donmuş şu genleşir, sabah çıkarın işte bu kadar,ayakkabınız genişlemiştir.

4-Dar ayakkabıyı açmak için buhara tutup, bir de ıslak gazeteyle içii iyice doldurun.İşe yarıyor.



Önemli Not: Yeni aldığınız, hiç giymediğniz bir ayakkabı ayağınızı sıkıyorsa genişletmeye çalışmadan değiştirin. Yeni alınan ayakkabılar genişlemez. Ayağınızı sıkıyorsa ya küçüktür, ya kalıbı bozuktur ya da kalıbı ayağıza uygun değildir.
1 Yöntem: Ayakkabının dış yüzü 5 dakika kadar sıcak su buharına tutulur, deriye işleyen su buharı ayakkabının yumuşamasını ve giyildikten sonra genişlemesine neden olur. (Ayakkakabı su buharına tutulduktan sonra, çok soğumasını beklemeden giyilir, ayakkabı kuruyunca kadar ayaktan çıkartılmaz.)
2 Yöntem: Su dolu poşetleri ayakkabınızın içine koyup buzdolabına veya derindondurucuya koyarak donması sağlanır. Donarak genişleyen su molekülleri ayakkabının içinden dışına doğru bir kuvvet oluşturur ve ayakkabının genişlemesini sağlar. 

7 Ocak 2013 Pazartesi

Hayat Kat Kattır.




Evvel zaman içinde Memleketin birinde 90 yaşlarında fakat çok dinç ve genç görünümlü bir adam yaşarmış?
Çevresinde bulunan herkes ona çok özenir ve sorarlarmış.


"Hatun , şu kilerden bir karpuz getirirmisin bize sana zahmet!.." Hanım hemen doğrulmuş kilere giderek kaş ile göz arasında gidip bir karpuz getirmiş.
Adamcağız şöyle eliyle bir vurmuş tık tık diye sonra da :
" Bu olmamış hanım, güzel çıkmayacak, başka
getirir misin bir zahmet" demiş.

Hanım onu götürmüş bir tane daha getirmiş.
Adam onu da bir yoklamış yine beğenmemiş.
"Hanım sana yine zahmet olacak ama bu da olmamış başka bir tane getirir
misin" demiş.
Başka istemiş?. Bu böylece dört sefer daha tekrarlanmış
.
 Dedemiz beşincide karpuzu beğenmiş ve karpuz kesilmiş, misafirlere ikram edilmiş?. 
Herkes karpuzunu afiyetle yerken bizim dedecik sormuş.
"Eeeee?. Arkadaşlar işte benim gençliğimin sırrı burada anladınız mı??" Herkes birbirinin yüzüne bakmış.Kimse bişey anlamamış..
"Aman dede demişler nerde? Anlamadık biz bu sırrı!"
Dedecik gülmüş.
"Efendiler" demiş
"O gördüğünüz karpuz kilerde bir tanecikti, tekti. 

Zevkli bir kadına rastlarsanız,ZEVKİNİZ,
bilgili bir kadına rastlarsanız BİLGİNİZ,
zeki bir kadına rastlarsanız ZEKANIZ gelişir.
Hayat kat kattır.
Babil'in Asma Bahçeleri gibi teraslar halinde
yükselir ve bir terastan bir terasa sizi kadınlar götürür.
Ve bugün durduğunuz teras , seyrettiğiniz manzara, gördüğünüz hayat yanınızdaki kadının terası, manzarası ve hayatıdır.
Hayatınız seçtiğiniz kadındır.

5 Ocak 2013 Cumartesi

NEDEN?





Neden meyveleri kopartmak için ağaçlara tırmanırsınız?...
Biraz bekleseniz zaten kendiliğinden yere düşecek....
Neden bir kadına aşık olmak için peşinden koşarsınız?...
Biraz bekleseniz zaten kendiliğinden size gelecek....
Ve neden ölmek, öldürmek için birbirimizle savaş edersiniz?...
Biraz bekleseniz zaten kendiliğinizden öleceksiniz...

AMA.....

Meyve yere düştüğü zaman değil,
ağaçtan koparıldığı zaman....
Kadın çaresizlikten size geldiği zaman değil, 
kalbinden fethedildiği zaman....
Ve ölüm yatakta değil,
Savaşımda güzeldir...